Çanakkale’de ‘Emanet Altın’ Şoku
Çanakkale’de ‘Emanet Altın’ Krizi Büyüyor
Çanakkale’de 31 Aralık 2025 tarihinde bir çiftin, kuyumcuya emanet olarak bıraktıkları altınları geri alamadıklarını beyan etmesiyle başlayan olaylar zinciri, adli bir krize dönüştü. Şikayetlerin artması üzerine bir araya gelen mağdurlar, avukatları Alper Yavuz eşliğinde Çanakkale Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Mağdurlar, sürecin hızlandırılmasını ve şüpheli hakkında etkin tedbirler alınmasını talep etti.
"Zarar Şimdiden 30 Milyon Lirayı Aştı"
Adliye önünde yapılan açıklamada konuşan Avukat Alper Yavuz, olayın münferit bir anlaşmazlık değil, sistematik bir mağduriyet olduğunu vurguladı. Yavuz, "Şu an itibarıyla 29 vatandaşımız resmi olarak şikayetçi olmuş durumda. Yalnızca bu dosyalar üzerinden yaptığımız hesaplamada, emanet edilen altın ve paranın toplam değeri 25 ila 30 milyon lirayı aşmaktadır. Mağdurlar ne altınlarını ne de bedellerini geri alabilmiştir" ifadelerini kullandı.
Şüpheli İstanbul’a Gitti, Dükkan 7 Gündür Kapalı
Basın açıklamasında en dikkat çeken detaylardan biri de şüpheli kuyumcunun durumu oldu. Mağdur avukatları, soruşturma aşamasında olan dosyada şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmediğini ve mal varlığına yönelik herhangi bir tedbir ya da el koyma kararı uygulanmadığını belirtti. Edinilen bilgilere göre; Çanakkale’de ikamet kaydı bulunmayan şüphelinin serbest bırakıldıktan sonra İstanbul’a gittiği, söz konusu kuyumcu dükkanının ise yaklaşık 7 gündür kapalı olduğu öğrenildi.
Mağdurlar Endişeli: "Adalet Gecikmemeli"
Mağdurlar, şüphelinin serbestçe hareket edebilmesinin ve mal varlığı üzerinde kısıtlama olmamasının, zararın tazminini imkansız hale getirebileceği uyarısında bulundu. Kuyumcuya telefonla ulaşmaya çalıştıklarında yalnızca otomatik mesaj yanıtı aldıklarını belirten vatandaşlar, "Soruşturma derinleştirilmeli, koruyucu tedbirler derhal uygulanmalı. Aksi takdirde doğacak yeni zararların sorumluluğu etkin tedbir almayan sistemde aranacaktır" diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Adliye önündeki kalabalığın bir kısmının yüzünü gizlemesi ise mağdur sayısının açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceği endişesini güçlendirdi.
Haber Merkezi