ÇTSO seçiminde tecrübe neden belirleyici olacak?

03.09.2026 18:15 • orhunsol

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri iki başkan adayının yarışından ibaret görünse de yeni yönetimi bekleyen görevler çok daha geniş bir alanı kapsıyor. Turizmden sanayiye, tarımdan taşımacılığa kadar 21 meslek grubunun farklı beklentilerini ortak programa dönüştürmek, oda yapısını ve temsil mekanizmalarını bilen bir yönetim gerektiriyor.

ÇTSO doğrudan kamu yatırımı yapan bir kurum değil. Buna karşılık üyelerin sorunlarını belgelemek, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerle müzakere etmek, TOBB kanalları üzerinden ulusal gündeme taşımak ve ortak projelere öncülük etmek gibi önemli sorumlulukları bulunuyor.

Reel sektör bilgisi kararları etkiliyor

Oda yönetiminde işletmelerin yalnız genel ekonomik sorunlarını değil, günlük faaliyet sırasında karşılaştıkları finansman, enerji, personel ve mevzuat yükünü de anlamak gerekiyor. Reel sektör tecrübesi, alınan kararların masa başında kalmaması açısından belirleyici görülüyor.

Şakir Semizoğlu’nun orman ürünleri ve yenilenebilir enerji sektörlerindeki aktif iş hayatı bu noktada adaylığının güçlü dayanaklarından birini oluşturuyor. İşletmelerin değişen maliyet koşullarını doğrudan yaşaması, üyelerle kurduğu iletişimin teorik düzeyde kalmamasını sağlıyor.

TOBB bağlantısı yerel sorunlara alan açıyor

Yerelde çözülemeyen birçok konu merkezi mevzuat veya ulusal ekonomi politikalarıyla bağlantılı. TOBB Sektör Meclislerinde edinilen deneyim, bir talebin hangi kuruma ve hangi hazırlıkla taşınması gerektiğini bilmek açısından önem taşıyor.

Semizoğlu’nun kampanyasında tecrübe vurgusu geçmişi tekrarlamak anlamında değil, kurum hafızasını yeni ihtiyaçlarla birleştirmek amacıyla kullanılıyor. Seçimde üyelerin önündeki temel değerlendirmelerden biri de açıklanan vaatlerin yönetim ve temsil tecrübesiyle desteklenip desteklenmediği olacak.

Kurumsal hafıza zaman kaybını önleyebilir

Odanın daha önce yürüttüğü projeleri, sonuçlanmayan girişimleri ve kurumlarla yapılan yazışmaları bilmek yeni yönetimin aynı süreçleri baştan başlatmasını önleyebilir. Kurumsal hafıza, yalnız geçmişi korumak değil, hangi yöntemin sonuç verdiğini ve hangi girişimin neden ilerlemediğini anlamak açısından da önem taşıyor.

Semizoğlu’nun “yapılanları inkâr etmeden üzerine koyma” mesajı bu noktada karşılık buluyor. Yeni yönetim anlayışının değişim ihtiyacını kabul ederken mevcut birikimi yok saymaması, oda kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek bir unsur olarak görülüyor.

Haber Merkezi – 3 Eylül 2026