Şakir Semizoğlu: “ÇTSO üyelerin ortak sesi olmalı”
ÇTSO Başkan Adayı Şakir Semizoğlu, seçim çalışmalarında üyelerin ortak kurumuna ve kapsayıcı yönetime vurgu yaptı. Semizoğlu, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının kişisel görünürlük veya siyasi rekabet alanı değil, farklı sektörlerde faaliyet gösteren üyelerin ortak sesi olması gerektiğini ifade etti.
Çanakkale iş dünyasının farklı siyasi görüşlerden, ölçeklerden ve sektörlerden üyeleri bulunduğuna dikkat çeken Semizoğlu’nun yaklaşımında, oda yönetiminin tüm kesimlerle görüşebilmesi ve üyeler arasında ayrım yapmadan hizmet üretmesi temel başlık olarak öne çıkıyor.
Farklı kesimlerle görüşmek yönetimin gereği
Semizoğlu’nun seçim sürecinde iş insanları, esnaf, kooperatifler, meslek örgütleri ve yerel yönetim temsilcileriyle bir araya gelmesi, kapsayıcı yönetim anlayışının saha karşılığı olarak değerlendiriliyor. Bu temasların herhangi bir siyasi çizgiye yakınlık üzerinden değil, Çanakkale ekonomisinin ortak meseleleri üzerinden yürütülmesi hedefleniyor.
Oda başkanının yalnız kendisine destek verenlerle değil, bütün üyeler ve karar alıcılarla iletişim kurması gerektiği belirtiliyor. ÇTSO’nun etkisi de üyelerden aldığı talepleri yerel ve ulusal kurumlara ne kadar güçlü taşıyabildiğiyle ölçülüyor.
Kişisel vitrin değil kurumsal sorumluluk
Şakir Semizoğlu, kampanya mesajlarında büyük sözlerden çok kurumun yetki alanında sonuç üretmeye odaklanıyor. “Yetkimiz olmayan yerde vaat vermeyeceğiz, yetkimiz olan yerde susmayacağız” yaklaşımı, yönetim anlayışının temel çerçevesini oluşturuyor.
Semizoğlu’na göre yeni dönemin önceliği yapılan çalışmaları tümüyle reddetmek değil, kurum hafızasını koruyarak eksik kalan alanların üzerine koymak. Bu tutum, seçim yarışının kişisel tartışmalardan çıkarılarak üyelerin ihtiyaçlarına yönelmesini amaçlıyor.
Üyeye düzenli bilgi verilmesi hedefleniyor
Kapsayıcı yönetimin yalnız görüşme yapmakla sınırlı kalmaması, alınan kararların ve yürütülen temasların üyelere açık biçimde aktarılması gerekiyor. Meslek komitelerinden gelen taleplerin hangi aşamada bulunduğunun paylaşılması, odanın üyeleriyle kurduğu güven ilişkisini güçlendirebilir.
Semizoğlu’nun yaklaşımında başkanlık makamının tek başına karar veren bir merkez yerine komiteler, meclis ve üyeler arasında koordinasyon sağlayan bir sorumluluk alanı olması öne çıkıyor. Bu modelde yönetimin başarısı, görünürlüğünden çok üyelerin sorunlarında sağlanan ilerlemeyle ölçülecek.
Haber Merkezi – 3 Eylül 2026

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!